İŞİTME ENGELLİLERE KUR’AN-I KERİM KURSU VERİLDİ!

0

imam hatip lisesi ve müftülük hizmet binasında bulunan mescitte gerçekleştirilen kurslarda, işitme engelli genç bayanlara, işaret diliyle Kur’an-ı Kerim öğretiliyor, dini bilgiler veriliyor.

Erzincan Müftülüğü, işitme engelliler için Kur’an-ı Kerim kursu açtı. işaret dili ve Kur’lahza eğitmenleri sebebi ile gerçekleştirilen kurslarda, özellikle bayan kursiyerlere Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra, namaz sureleri, namaz kılma, dini bilgiler ve hadisler öğretiliyor. bununla beraber; kursa katılan işitme engelli genç bayanlar; öğrendikleri ilahileri de işaret diliyle anlatım etmektedirler. Kursa ilk olarak sözcük-i şahadet ve sözcük-i Tevhid’i öğrenerek başlayan 12 işitme engelli kursiyer, daha sonra Peygamber Efendimizin hadisleri ve sureleri öğrendi. ilahileri de işaret diliyle anlatım etmeyi başaran genç kursiyerler, ileriki süreçte eğitimlerini geliştirmeyi hedefliyorlar. Kur’lahza kursu öğreticisi ve tıpkı sürede işaret dili eğitmeni Feyza sevinç sebebi ile düzenlenen kurslar, yıl boyunca devam edecek.

Ku\`ran kursu ve işaret dili eğitmeni Feyza neşe, \”Kursumuz başlayalı kısa süre oldu. Bu zaman zarfında minikler ile adi bir ara kat ettik. Allah’ın izniyle de devam ederiz inşallah. ilk şekilde kelime-i şahadet, kelime-i Tevhid bunları bilmiyorlardı. Allah’a inanıyorlar, inançları tam fakat bunları bilmiyorlardı ne anlama geldiğini. Namaz kılıyorlardı, namazda kıyam, rüku, secde. sadece Allah diyerek namazlarını tamamlıyorlardı. çok aşırı şükür şimdi sureleri ezberlemeye başladılar. Fatiha suresi, ihlas suresini her öğrencim öğrendi. işitme engelliler sınıfımızda 12 öğrencimiz var. Kur’an-ı Kerim eğitimiyle beraber dini eğitimi derslerine de devam ediyoruz.\” dedi.

Kurs ile alakalı bilgiler sağlayan Erzincan vilayet Müftüsü Yavuz Karabayır ise \”Erzincan il Müftülüğümüz olarak toplum içerisinde bulunan engelli vatandaşlarımızın ulu kitabımız Kur’lahza-ı Kerim’i öğrenmeleri, tıpkı zamanda dini bilgilerini geliştirmeleri ve bu anlamda moral bulmaları, manevi kuvvet elde edebilme düşüncesiyle bir proje başlattık. Bu proje çerçevesinde de şuanda görmüş olduğunuz 12 öğrencimiz vasıtası ile da bu eğitime başlamış olduk. Bu işitme engelli kardeşlerimiz bu yeni başlamış olduğumuz eğitimde ilk evvela Kur’lahza-ı Kerim okumayı daha sonra da dini bilgilerini geliştirmeye ve öğrenmeyi, sure ve duaları ezberlemeyi biz hedefledik. Bu onlar için inşallah hem manevi bir takviye olacak ve onlarında topluma rahatlıkla adapte olmaları sağlanacak. Hem hayırseverler vasıtası ile hem de meslek adamları yönünden da hayalini kurduğumuz şayet onların desteği ile yapılırsa, daha teknik donanımla, daha profesyonelce bir yapı yapıp, arasında tıbbi cihazların bulunduğu, sosyal etkinlik alanlarının olduğu aynı sürede da Kur’an-ı Kerim ve dini bilgilerin verildiği bir kurs düş ederiz. Bunu da en kısa zamanda başarmak istiyoruz.\” diye konuştu.

 

ÇOMÜ’DE REKTÖR LAÇİNER YENİDEN ADAY OLDU

0

çOMü\`de rektörlük seçimi 26 şubat Perşembe günü, Terzioğlu Yerleşkesi\`ndeki Troia Kültür Merkezi\`nde yapılacak.

Daha öncelikle Prof. Dr. arzu Mirici, Prof. Dr. Aziz Kılınç, Prof. Dr. Hamit Er, Prof. Dr. Muammer Karaayvaz ve Prof. Dr. Yücel Acer\`in adaylıklarını açıkladıkları seçime iki gün kala Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner de yarışa katıldı.

çOMü Dardanos Yerleşkesi\`nde çok aşırı sayıda öğretim üyesinin de katılımıyla gerçekleştirdiği basın toplantısında adaylığını açıklayan Prof. Dr. Laçiner, \”şayet ki perşembe günü bir iltifat olmamaktadır, arkadaşlarımız teveccüh göstermezlerse, birinci sıraya beni koymazlarsa ben bu yarışta yokum. Ne Cumhurbaşkanımızın karşısına, ne de Yükseköğretim Kurulu (YöK) üyelerinin karşısına, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ya da altıncı olarak gitmem. Geçen seçimde de aynısını söylemiştim, bugün de söylüyorum. Perşembe gününe aşırı az zaman mevcut. ömrü olan görür. Perşembe günü ikinciysem, benim için bundan sonra çOMü\`de rektörlük görevi bitmiştir. Dolayısıyla YöK\`ün de Cumhurbaşkanlığı\`nın da seçeceği insan sayısı daha az olacaktır\” dedi.

 

UNESCO Genel Direktörü: Hiçbir toplum kültürü olmadan güzelleşemez

0

UNESCO umumi Direktörü ırina Bokova, UNESCO’nun 70. yılı tebrik etkinlikleri kapsamında
Türkiye’ye yaptığı ziyaretinde istanbul’daydı. Kadir Has üniversitesi ile UNESCO
arasında Dünya Miras Alanlarının Yönetimi ve Tanıtımı: Yeni Medya ve Toplumsal Katılım
konulu “UNESCO Kürsüsü”nün kurulmasına ilişkin protokol imzalandı.
UNESCO Kürsüleri Programları’nda Dünya Mirası ile Türkiye’de ilk dünyada dördüncü olan
bu kürsü, ülkemiz ve bölge coğrafyasında bölgesel şekilde kültürel mirasın korumasına
hizmet edecek bir merkez olma hedefiyle çalışacak. Kadir Has üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Mustafa Aydın, Türkiye’nin zengin kültürel, arkeolojik değerleri arasından Dünya
Mirası Listesi’ne girmek için aday olan varlıkların sayısının 52 olduğunu söyleyerek,
Kadir Has üniversitesi UNESCO Kürsüsü için birer çalışma sahası olacağını belirtti.
“Kürsümüz, sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık adına uluslararası bilimsel
işbirliği sağlamak için çalışmalara evsahipliği yapacak” dedi.
MiRASı KORUMA KARARLıLığı
“Herkes için Daha iyi Bir gelecek Adına Geçmişi Korumak” başlıklı konuşma oluşturan Bokova,
Kadir Has üniversitesi’nde kurulan UNESCO Kürsüsü’nü, “Türkiye’nin kendi mirasını koruma
konusundaki kararlılığının yansıması” olarak gördüğünü belirtti.
Türkiye’nin ırak ve Suriye’deki şiddet sonucunda 1.6 milyon mülteciye destek verdiğini
hatırlatarak, bu zamanların büyük değişim zamanları olduğunu söyledi. “Toplumlar ve
şehirler her zamankinden daha ayrıcalıklı olmaktadır, fakat hoşgörüsüzlük artıyor. Bu yeni
ortamda mühim şekilde gördüğümüz başlıca hareket; insanlığın, kültürel mirası ve haklar
etrafında bir araya gelmesi, ortak değerleri yetiştirmek için müşterek planlar etrafında
kullanıcılarını bir araya getirmesidir” dedi. Bokova, kültürel mirasın herkes için daha iyi
bir ati oluşturmak ve insanlık bağlarını güçlendirmek adına bir kuvvet olduğunu
bilhassa vurguladı: “Daha çok fazla şey yapmalıyız. yerel aktörlerin katılımlarıyla, dünya
kültürel miras alanları etrafında ‘koruma kültür bölgeleri’ yaratmak gerektiğine
inanıyorum. hiç bir toplum kültürü olmadan güzelleşemez.”

 

MEB’in “Haydi kızlar okula” sloganı lafta kaldımı?

0

Eğitim Sen ‘Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’nu yayımladı. Eğitim Sen yönünden hazırlanan
“Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu / 2014” başlığıyla hazırlanmakta olan rapora göre, Türkiye’de
eğitim alanında var olan cinsiyet eşitsizliğinin en mühim niteliği; bölgeler ve
kademeler arasındaki eşitsizlik.
Kız çocuklarının en az okullaştığı, devamsızlık ve mektep terklerinin enfazla olduğu
bölgeler aynı zamanda ekonomik şekilde en alt seviyede bulunan yerler. Raporda, Kürt
nüfusunun çok şekilde yaşadığı alanlarda, anadilinde eğitimin olmaması sonucunda
bilhassa kız çocuklarının okulla bağlantılarının da kesintiye uğradığına dikkat
çekiliyor.
idadi düzeyindeki okullaşma, devam ve tamamlama oranlarının, bir ülkedeki kız
çocuklarının eğitime katılımlarını işaret eden önemli bir veri bulunduğu vurgulanan raporda,
“ilkokul ve rüştiye düzeyinde iyileşen hal, kademeli eğitim sonucunda her yıl onlarca
kız çocuğunun eğitimlerini yarım bırakmasına sebep olmaktadır” deniliyor.

KARMA EğiTiM TARTışMASı

Raporda, “karma eğitim tartışması” ile alakalı de şu bilgiler var: Geçen yıl fiili
olarak oldukça çok okulda uygulamaya konulmak istenen tek cinsiyetli alanlar; bu yıl
ağırlıklı olarak teorik tartışmalara neden oldu. Yıllardır karma eğitimi kaldırmak için
şövalyelik oluşturan AKP ve onun yandaş sendikası, 2014’te başta 19. ulusal Eğitim şûrası
olmak üzere her alanda karma eğitimi tartışmaya açtı.
Karma eğitim tartışmaları bizim için yeni bir cemiyet inşasının merkezinde durmaktadır.
Sıralardan başlayarak ayrılmak istenen toplumsal alanlarımız; mevcut hiyerarşik
yapılanmanın sürdürülmesi isteğinden diğer bir şey olarak ele alınamaz. kadınların
ekonomik, politik, sosyal ve toplumsal şekilde ikincil konumlarının eğitim sahasında da
perçinlenmesi girişimi ‘kız okulları’ ve ‘erkek okulları’ söylemini yaygınlaştırmaya
çalışmaktadır. Bu tablonun değiştirilmesinde en büyük mesuliyet bu alanda bulunan
kadınlara düşmektedir.”

RAPORDA YER sektör VERiLER

*Kız çocuklarının yüzde 93’ü, erkek çocukların ise yüzde 95’i ilkokula gidiyor.
*Erkeklerin üniversiteye gitme oranları kadınlarınkine göre yüzde 11 daha çok.
*hanımların yüzde 92’si, erkeklerin ise yüzde 98’i okuma yazma biliyor.
*internet kullananların yalnızca yüzde 35’i kadınlardan oluşuyor.
*üniversitelerde araştırma faaliyetlerine katılanların üçte ikisi erkek.
*Her dört kadından bir tanesi yarı zamanlı çalışıyor. Erkeklerin ise sırf yüzde 6’sı bu
şekilde istihdam ediliyor.

 

Beyşehir’de Ağaç Kesimi ve Boylama Operatörlüğü Kursu Açıldı

0

Beyşehir ilçesinde, Orman işletme Müdürlüğü sebebi ile ağaç kesimi boylama operatörlüğü kursu açıldı.

halk Eğitimi Merkezi\`ndeki kursun açılışına Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Başıbüyük, Beyşehir Orman işletme Müdürü şambaz Arık, Konya Orman işletme Müdürlüğü işletme ve Pazarlama şube Müdürü Arif Yavuz ve kursiyerler katıldı.

Arık, açılışta yaptığı konuşmada, 56 saatlik bir eğitimin ardından kursiyerlerin sınava girerek sertifika alacaklarını söyledi. ulusal Eğitim Bakanlığı hayat Boyu öğrenme umumi Müdürlüğü ve Orman genel Müdürlüğü\`nün protokolü çerçevesinde bu tür kursların açıldığını ifade eden Arık, şunları kaydetti:

\”Kursumuz bugün başlıyor ve yaklaşık bir hafta sürecek. Teorik bilgilerin yanı dizi arazide bir gün uygulamalı eğitim verilecek. Bir hafta boyunca eğitimcilerimiz size burada meslek sağlığı ve güvenliği konularında lüzumlu eğitimleri verecekler. Cumartesi günü de bir sınav yapılacak ve sertifikalar verilecek.\”

Kursa, 112 kişinin başvurduğu belirtildi.

 

İmam Hatip Okulları 16’ya Öğrenci Sayısı 8 Bin 541’e Ulaştı

0

ingilizce Eğitiminde Dünyayı şaşırtacak gelişme!
memleketimiz\`de 2014 yılında, Büyükşehirler ölçeğinde YiKOB olarak mektep ihalelerini tamamlayıp bitiren birkaç ilden bir tanesi şükürler olsun Erzurum oldu.

şAH FıRAT OPERASYONU gelişmeleri
imam Hatip Okulları meselesinde çok mesai harcayan Ak Parti Erzurum mebus ve ekonomi işleri Başkan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, \”imam Hatip Lisesi sayısı 6\`dan 21\`e çıkarıldı. imam Hatip Lisesine giden talebe sayısı 3 bin 271\`den 8 bin 541\`e yükseltildi\” dedi.

Hem okul, hem yurt hem de talebe sayısı arttı

Göreve geldiği 2011 yılından itibaren Erzurum\`da imam Hatip okullarıyla yakinen ilgilenen Ak Parti Erzurum mebus ve ekonomi işleri Başkan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, okul, sınıf, yurt ve talebe sayısının artırılmasında ciddi emek harcadı. Daha öncesinde imam Hatip Lisesi 6 iken, ERZiMDER, imam Hatip Okullarına yönelik çalışmalar oluşturan STK\`lar ve imam Hatip Platformu ile yürütülen ortak çalışmayla sayı 21\`e yükseldi. Bu sayının gene de ihtiyaca cevap vermediğini ifade eden Dr. Yavilioğlu, bu yönde çalışmaların sürdüğünü söyledi.

milli Eğitim Müsteşarı Yusuf Tekin\`in de destekleriyle çok sayıda imam Hatip Okulunun ve yurtların 2014 ulusal Eğitim Bakanlığı kazanç programına alındığını anlatım eden Dr. Yavilioğlu, şunları söyledi:

\”2014 yılında ulusal Eğitim Bakanlığı yatırım programına ilimizin Yakutiye, şenkaya, Hınıs, Karayazı, çat, ispir bu gibi ilçelerimize pansiyonlarıyla birlikte yapılmak üzere altı imam Hatip Lisesi yapımı kararını çıkarttık. Bu okulların pansiyonlarıyla birlikte ihaleye çıkış bedelleri ise yaklaşık 60 Milyon TL\`dir. ulusal Eğitim Bakanlığı sebebi ile Erzurum ili yatırım programına alınan tüm okulların ihalelerini, Erzurum Valiliği YiKOB marifeti ile hamdolsun bitirdik. türkiye\`de 2014 yılında, Büyükşehirler ölçeğinde YiKOB şekilde mektep ihalelerini tamamlayıp bitiren birkaç ilden birisi olduk şükürler olsun. Bu konu ile ilgili ciddi emek harcayan vilayet milli Eğitim Müdürlüğü ve Valiliğin bütün personellerine çok aşırı teşekkür ediyorum.\”

\”Yaptıklarımızla kısıtlı kalmadık\”

28 şubat\`ta kapatılan imam Hatipler\`in rüştiye bölümünün önündeki engellerin kaldırıldığına dikkat çeken AK Parti Erzurum mebus Dr. Cengiz Yavilioğlu, Erzurum\`un her dönem imam Hatip okullarına sahip çıktığını ifade etti.

Her çeşitli teknik ve donanıma sahip okulları inşa ettiklerini ve edeceklerini dile getiren Dr. Yavilioğlu, \”Bizim yaptığımız çalışmalar yalnızca imam Hatip Liseleri ile sınırlı kalmadı. imam Hatip Orta Okulları ile alakalı de çok ciddi çalışmalar yaptık elbette. 28 şubatta en büyük operasyon imam Hatipler\`in rüştiye bölümlerine yapıldı. imam Hatip Okulların açılmaması yönündeki engeller; halkımızın beklediği ve özlediği, hükümetimizin çıkardığı eğitimde 4 4 4 modeli ile kaldırılmış oldu. Biz Erzurum\`un bütün ilçelerinde, bazılarında birden bire çok olmak üzere, imam Hatip Orta Okullarını açtık. Bu yılda gene okulları ve yurtları fiziki manada iyileştirme, projelendirme çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz. Yavrularımızın içinde sorunsuzca ve huzurlu olacağı ve her çeşitli teknikle donatılmış çağdaş okullar yapacağız inşallah. aynı Liselerde yaptığımız benzeri\” dedi.

işte yapılan çalışmalar

Yavilioğlu, \”imam Hatip Okulları platformu, imam Hatip Okulları için çalışan STK\`lar ve ERZiMDER ile 3,5 yıldan bu yana istişareli olarak yapılan çalışmaların istatistiki şekilde özetle şöyle açıklanabileceğini\” söyledi;

• imam Hatip Lisesi sayısı altı dan 16 ya çıkarıldı. Bu yıl ihalesi tamamlanan 5 okulla beraber sayı 21\`e ulaşacaktır.

• imam Hatip Lisesine giden öğrenci sayısı üç.271\` den 8.541\` e yükseltildi.

• imam Hatip Orta Okulları tüm ilçelerimizde, bazılarında ansızın fazla olmak üzere, açıldı.

• imam Hatip Orta mektep talebe sayısı 1.041\` den üç.562\`ye, sınıf sayısı 55\`den 97\`ye yükseltildi.

• imam Hatip Liselerinde derslik sayısı 91\`den 402\`ye ulaşmıştır.

• imam Hatip Okullarının pansiyon kapasitesi 605\`ten 2.133\`e çıkartılmıştır.

Yukarıda da anlatım ettiğim bunun gibi tüm bu çalışmalarımız Erzurum\`a elbette yeterli değil. imam Hatip Okulları Platformu ve ERZiMDER eliyle yaptırdığımız bir anket bize şunu söylüyor; Hali hazırda imam Hatip Okullarına giden öğrenci sayısı talebin 1/üç ü kadardır. Yani biz hala imam Hatip Okullarını tercih eden 3 veliden birinin talebini lakin karşılayabilmişiz. Dolayısıyla daha yapıcak çok aşırı işimiz mevcut. 3,5 yıldan beri yaptığımız çalışmaların tamamını değerlendirdiğimizde mühim bir ara kat ettiğimiz ortadadır fakat daha fazla çalışmalıyız. Bundan sonra yapacağımız etkili ve kolektif çalışmalarla bu açığımızı en kısa zamanda kapatacağımıza inanıyorum.\”

 

Tercihlerde ideal ve gerçeklik kriterine dikkat

0

Tercih yaparken ideal ile gerçek yaşam koşullarının uyuşması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu süreçte yapılan hataların öğrencilerin hayatına mal olacağını vurguladı. Tercihlerde yüzde yüz başarıyı yakalamanın zor olduğunu, adayların ilgi alanına göre en fazla istediği bölümlerden başlayarak tercih yapmasının daha sıhhatli olacağını belirten Rektör Tarhan, açıkta kalmamak adına istenilmeyen bölümlere yapılan tercihlerin sonuçları meselesi için öğrencileri uyardı.

“kişinin hedeflediği mesleği, neden istediğini iyi bilmesi çok mühim. Her birey muhakkak kar -ziyan analizi yapabilmeli. bununla beraber verilen kararın gerçekçi olup olmadığının da bilincinde olunmalı.”

Tarhan özellikle şu konulara dikkat çekti:
“- çocuk verdiği kararın gerçekçi olup olmadığını bilmeli.
– O kısmı çevremi olmadan kendi mi istiyor?
– Gerçekten sevdiği ve istediği için mi o kısmı tercih ediyor?
şayet bir meslek grubuyla ilgili hissedilen duygu nefret ise o mesleği adayların tam olarak tercih etmemesi gerekir. Mesleğe karşı nötr ya da az sevgi varsa o alan tercih edilebilinir.”

istekler Aklın önüne Geçmemeli
öğrenci ve velilerde şimdi tercih heyecanı yaşanıyor. Verilecek kararın gerçekle bağının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptığı açıklamada sözlerine şunları ekledi: “kişi kuvvetli ve zayıf yönlerini bilmeli. Ego ideali ciddi bir şeydir. EGO idealini bilen şahısda seçilen meslekler amaç değil araç olur.”

Tercihlerde daha çok sıralama hatalarının yapıldığının altını çizen Tarhan, puan sıralaması meselesinde kişi önceliklerini iyi belirlemeli diyerek şunları ekledi. “isteklerin aklın önüne geçtiğine şahit oluyoruz çoğu zaman. şahıs hırsı yüzünden yetersiz olduğunu göremeyebilir. O nedenle idealle, gerçekler örtüşmeli. Bu iki gerçeklik birbirine ne kadar yakın olursa başarı ve doğru tercih o kadar yakın olur.”

kişilerin Hayatında Hedef Piramitleri Olmalı
Tercih sıralamasını piramite benzeten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sıralamalarla ilgili şu tavsiyelerde bulundu: ”kişilerin hayatında hedef piramitleri olmalı. mühim konuları en tepeye koymalı. Ve bunları sıralamalı. En yüksekten en alta doğru belirtmeli. Tercih piramidini istek ve bilgi piramidi olarak ikiye ayıran Nevzat Tarhan; “iki piramit arasındaki denge çok önemli. kişi bir şeyi istiyordur lakin bilgisi o noktada ne kadar yeterli. Bunun sorgulanması gerekir. arzu piramidi ile bilgi piramidi bir araya gelirse uyuşma şeklinde doğru karar alınır. “dedi.

Puan Tutuyor Diye istenmeyen Bölüm Seçilmemeli
Prof. Dr. Nevzat Tarhan tercih süreci tavsiyelerine şöyle devam etti.
“meslek seçiminde anahtar soru mevcut. O da hem mesut hem de başarılı olabileceğim alan hangisidir. Bunun üstünde düşünülmelidir. sadece başarı yetmiyor tercihlerde. Sınavın derhal ardından adaylarda kaç net yaptığından ziyade tercihlerde hata yapıp yapmamasıyla ilgili tedirginlik yaşanıyor. Dolayısıyla hata yapma korkusu ortaya çıkıyor. En doğru tercih ve sıralamayı doğru yapma kaygısı mevcut her birinde. Antipati duyduğu sektörü kesinlikle seçmesin öğrenciler. ilgi duyduğu alanları ciddiyet sırasına göre dizmesi gerekir. Sevmediği, istemediği bir kısmı yalnızca puanı tutuyor diye yazmaması gerekiyor. Tercihlerde yüzde yüzü yakalamak zor. Mükemmeliyeti yakalamak olası değil. istek sırası burada devreye girmeli. istek orantılamasında yüzde 50’nin altındakiler yazılmamalıdır. 51 üzerindekileri yazabilirler. ileride onun için iyi olabilmekte o saha. Bu karar mühim. 51 üzeri her alternatif geçerli. Bazı mükemmeliyetçi öğrenciler mevcut 2-üç tercih yapıp riske etmektedirler. Sonrasında da yerleşemiyorlar.

Akılla Fırsatın Kesiştiği Yerde şans Ortaya çıkar
Yüzde 51’e dikkat eden adaylar bunu yaparsa pişman olma ihtimali az olur ve emeği de boşa gitmemiş olur. şansın akılla fırsatın kesiştiği nokta diye bir tarifi bulunur. Her puan bir fırsattır. Fırsatı akıllı kullanıp şansı yaratmak gerekiyor.

 

3 ODTÜ’lüden 1’i daha mezun olmadan iş buluyor

0

ülkemizin ve dünyanın önde gelen üniversitelerinden bir tanesi olan ODTü bünyesindeki “Kariyer Planlama Merkezi” sebebi ile, geçtiğimiz sene mezun olan öğrenciler arasında yapılan “Mezun Profili Araştırması”na göre, Mühendislik Fakültesi Mezunları 1 ay 15 gün ile 2 ay arasında meslek bulurken, eğitim Fakültesi Mezunları yaklaşık 2 ayda işe giriyor. Fen-Edebiyat, iktisadi ve idari Bilimler ile Mimarlık Fakülteleri mezunlarının ortalama işe girme süresi ise 3 ila 4 ay arasında. Fen-Edebiyat Fakültesi ve iktisadi ve idari Bilimler Fakültesi mezunlarının ortalama meslek bulma süresinin beklenenden daha uzun olmasının sebebiyse, kamuda işe girme oranlarının yüksekliği ve kamudaki işe alım süreçlerinin uzaması.

Araştırmada “mezun olmadan iş bulma” oranlarının yüzde 30 civarında olması dikkat çekerken, ODTü mezunlarının yaklaşık yüzde 80’i eğitim gördükleri alanlarda işe giriyorlar.

Araştırma ile alakalı şekilde konuşan ODTü Rektörü Prof. Ahmet Acar, ODTü mezunlarının, mezuniyet sonrasında iş bulma sürelerinin genele oranla çok kısa olduğuna dikkat çekerken, henüz mezun olmaksızın meslek bulma oranının ise çok fazla yüksek olduğunu belirtti. Rektör Acar bununla beraber “öğrencilerin yaklaşık 0’unun henüz mezun yapılmaksızın iş bulması, ODTü’nün eğitim kalitesini kanıtlıyor. Biz öğrencilerimize yalnızca bilgi yüklemiyoruz. O bilgiyi gerçek hayatta nasıl kullanacaklarını ve karşılarına çıkan yeni konuları nasıl hızlı ve pratik olarak öğrenebileceklerini de öğretiyoruz. Bunun yanı dizi ODTü kültürün de etkisiyle sosyal bir öğrencilik hayatı geçiriyorlar. tüm bunlar birleştiğinde iş dünyasında aranan ve hızlı yükselen çalışanlar olmaktadır. “ halinde konuştu.
Yapılan bağımsız araştırmalarda çıkan sonuçlara göre ODTü’nün Türkiye’nin önemli şirketlerinin üst düzey yönetimlerinde en fazla mezunu olan 2 üniversiteden bir tanesi olduğunu belirten Prof. Acar, “yalnızca hususi sektörde değil, kamu kuruluşlarında ve akademik dünyada da pek çok aşırı ODTü mezunu önemli görevler yapıyor. Hatta, mevcut Bakanlar Kurulu içinde ODTü Mezunu 4 Bakanımız bulunuyor.” dedi.

ODTü kariyer Planlama Merkezi sebebi ile yaklaşık 500 mezundan alınan bilgilerle yapılan araştırmanın özet sonuçları ise şu şekilde:
•meslek arayan ODTü mezunlarının ortalama meslek bulma süresi yaklaşık 2 ay 20 gün.
•Bu süreler;
o Mühendislik Fakültesi için 1 ay 15 gün ile 2 ay arası,
o Eğitim Fakültesi için yaklaşık 2 ay,
o Fen-Edebiyat, iktisadi ve idari Bilimler ile Mimarlık Fakülteleri için 3 ay ile 4 ay içinde değişti.
•özellikle Fen-Edebiyat ve iktisadi ve idari Bilimler Fakültesi mezunlarının ortalama meslek bulma süreçlerinin beklenenden daha uzun olmasının, kamuda işe girme oranlarının yüksekliği ve kamudaki işe alım süreçlerinin uzaması ile açıklanabileceği görüldü.
•bütün fakülteler göz önüne alındığında, mezuniyetten evvela meslek bulma oranının 0’lara yaklaştığı görülürken, ODTü mezunların yaklaşık �’i iş tanımlarının aldıkları eğitimle örtüştüğünü belirtti.

 

Özel okula gidecek öğrenciye devlet desteği

0

2014-2015 eğitim-öğretim yılında özel okula devam edecek 250 bin öğrenciye eğitim-öğretim desteği verilmesi kararlaştırıldı.

öğrenci başına verilecek destekler, 2 bin 500 TL ile üç bin 500 TL içinde değişecek. mektep öncesi kurumlarına gidecek öğrencilere 2 bin 500, özel ilkokullara gidecek öğrencilere üç bin TL, hususi ortaokul ve liselere gideceklere de yıllık 3 bin 500 TL ödeme yapılacak. Dershanelerden hususi okula dönüşecek temel liselere devam edeceklere de verilecek eğitim öğretim desteği 3 bin TL olarak belirlendi.

MEB ile Maliye Bakanlığınca hazırlanan \”2014-2015 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda tahsil görecek öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesine ilişkin tebliğ\” Resmi gazete\`nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğe göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında hususi okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarına devam eden 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecek. okul öncesi ve ilkokullara 50\`şer bin, ortaokul ve liselere 75\`er bin olmak üzere yekün 250 bin talebe desteklerden yararlanacak.

illere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, talebe sayısı, talebe ve mektep seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar ulusal Eğitim Bakanlığı vasıtası ile yayımlanacak kılavuzda belirtilecek.

Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında ise tabloda yer saha katsayılar kullanılacak olan.

mektep öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilecek. illere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az ilgi gelmesi zorunda MEB, boş kalan kontenjanları tıpkı mektep türünden talebin fazla olduğu şehirlerde kullanabilecek. Eğitim öğretim desteği, milli Eğitim Bakanlığı ekonomik durumuna bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak. ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye MEB yetkili olacak.

Kanunda ne kanunlar bulunuyordu?
Tebliğde, 8 şubat 2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanunu\`nun ek 1\`inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkraları hatırlatılarak, kanun kapsamında örgün eğitim oluşturan hususi ilkokul, hususi ortaokul ve hususi liselerde öğrenim gören ülkemiz Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda tahsil gören bir öğrencinin okul şekline göre her kademede okulun tahsil süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebileceği hükmüne yer verildi. Tebliğde ayrıca kanunda yer alan eğitim ve öğretim desteğinden hususi mektep öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay içinde olmak şartıyla maksimum bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabileceği hükmünün olduğu da anımsatıldı.

Kanunun eğitim öğretim desteği verilmesine ilişkin öteki hükümleri şöyle: \”Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başına belirlenen en çok talebe sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam talebe sayısı her sene Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.

Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin talebe sayısı, desteklenen talebe ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler bu gibi ölçütler ayrı ayrı yahut beraber dikkate alınarak verilebilir.

Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan ve ya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak şekli ile fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı yasa\`un 51\`inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu zaman arasında ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri vasıtası ile takip ve öğrenim edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kuruluş açma izinleri iptal edilir.

Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve firmalar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin denetim ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin öteki usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanmakta olan yönetmelikle belirlenir.\”

başka taraftan 5580 sayılı yasa hükümleri doğrultusunda; 23 Ekim 2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmi Gazete\`de yayımlanan milli Eğitim Bakanlığı özel öğretim Kurumları Yönetmeliği\`nin ek 2\`nci maddesinin birinci fıkrasında \”yasa\`un ilave-1\`inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için ilave-on\`da yer piyasa okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin mektep öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir\” hükmü bulunuyor.

 

Öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelikte yapılan değişiklik

0

CHP genel Sekreteri Gürsel Tekin, öğrencilerin kılık kıyafetine ilişkin yönetmelikte yapılan değişikliğe ilişkin, \”ulusal eğitimde özellikle orta öğretimde yerleştirme aşamasından başlayarak yaşanan türlü sorunlar ortada iken, kılık kıyafetle ilgili böyle bir karar almak, hükumetin eğitimden ne kadar bihaber ve irak olduğunu gösteriyor\” değerlendirmesinde bulundu.

Tekin, yazılı açıklamasında, yapılan değişiklikle orta öğretimde başörtüsünün serbest bırakıldığını hatırlattı.

Eskiden sadece imam hatip ortaokullarında uygulanan bu yönetmeliğin şimdi tüm ortaöğretim için yaygınlaştırıldığını belirten Tekin, \”oysa imam hatip liseleri artık iş lisesi olmaktan çıkarıldı, yaygınlaştı. Yani dileyen veli ve öğrencinin bu okulları tercih hakkı mevcut\” ifadesini kullandı.

Açıklamasında, \”CHP olarak her insanın güzel dinimizin gereğini yaşamasının güvencesiyiz\” açıklamasını oluşturan Tekin, şunları kaydetti: \”fakat dinimiz de yapılan ibadetin, uyulan sünnetin, hayat tarzının farkında olunmasını farz kılar. Beşinci derslik öğrencisi, on-11 yaşındaki bir kız çocuğu kendi isteğiyle mi örtünecek, yoksa aile ve mahalle baskısıyla mı başörtüsü takmak mecburiyetinde bırakılacak? CHP\`nin peşinde bulunduğu, çocuğun üstün yararıdır. Herkes kendi iradesine göre yaşasın istiyoruz. Başkasının yaşamını yaşamasını değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan\`ın eşi Emine Erdoğan, ağabeyi Hüseyin\`in başını örtmesi için yaptığı baskılar üzerine günlerce ağladığını belirtmişti. Bu acı gerçeği en iyi bilen annelerin, kız kardeşlerin de 11-12 yaşındaki kızlarımızın başlarını örtme ile alakalı bu karara karşı çıkmasını bekliyorum. milli eğitimde bilhassa orta öğretimde yerleştirme aşamasından başlayarak yaşanan türlü sorunlar ortada iken, kılık kıyafetle ilgili böyle bir karar almak, hükumetin eğitimden ne kadar bihaber ve uzak olduğunu gösteriyor.\”